sayfa load
Menü

Şiir Yazarken Sessizlikle Dost Olmak

Şiirin kalbinde çoğu zaman sessizlik yatar. Bu yazıda, kelimelerden önce gelen o içsel suskunluğu ve yazma sürecindeki yerini anlatıyorum.

Şiir, çoğu zaman kelimelerle kurulan bir dünya gibi görünür. Oysa bu dünyanın temelinde, kelimelerden önce gelen bir hâl vardır: sessizlik. Yazmaya başlamadan önce durup dinlediğimiz o iç boşluk, şiirin ilk nefesidir. Gürültünün, aceleciliğin ve sürekli konuşmanın hüküm sürdüğü bir çağda, şiir yazmak biraz da sessizlikle dost olmayı öğrenmektir.

Sessizlik, sanıldığı gibi bir yokluk değildir. Aksine, şiirin mayalandığı en derin alandır. İnsan sustuğunda, dış dünyanın sesi azalır; iç dünyanın fısıltıları duyulmaya başlar. Şair için bu fısıltılar çok kıymetlidir. Çünkü şiir çoğu zaman bağırarak değil, usulca konuşarak kendini var eder. Duyguların en sahicisi, sessizlikte şekillenir.

Şiir yazarken sessizlikle kurulan ilişki, bir kaçış değil, bir yüzleşmedir. İnsan sustuğunda kendiyle baş başa kalır. Bastırılmış duygular, yarım kalmış cümleler, söylenememiş itiraflar bu anda ortaya çıkar. Şairin kalemi, tam da bu noktada devreye girer. Sessizlikte yakalanan bir duygu, doğru kelimeyle buluştuğunda şiire dönüşür.

Sessizlik aynı zamanda sabrı öğretir. Her duygu hemen dizelere dökülmez. Bazı şiirler zaman ister, beklemek ister. Şairin acele etmeden, kelimelerin olgunlaşmasına izin vermesi gerekir. Sessizlik, bu bekleyişin doğal ortamıdır. Yazılmayan dizeler de şiirin bir parçasıdır; bazen susmak, yazmaktan daha anlamlıdır.

Günümüzde sürekli uyarılan zihinler için sessizlik zor bir alan hâline gelmiştir. Bildirimler, sesler, görüntüler arasında kalemini dinlemek kolay değildir. Bu yüzden şiir yazmak, bilinçli bir yavaşlama ve susma eylemi hâline gelir. Şair, sessizliği seçerek aslında kendine bir alan açar. Bu alan, kelimelerin özgürce dolaşabildiği bir iç mekândır.

Sonuç olarak şiir, yalnızca yazılan dizelerden ibaret değildir; yazılmadan önceki suskunlukla da anlam kazanır. Sessizlikle dost olan bir şair, kelimelerin değerini daha iyi bilir. Çünkü o bilir ki her kelime, önce bir suskunluktan doğar. Şiir de tam olarak bu yüzden, sessizliğin en gür sesidir.

12 Ekim 2025