sayfa load
Menü

Sevdam 2

Ah sevdam… 
şimdi, avlusu güllerle süslenmiş
bir dergâh kuruluyor içimde, 
güllerin içinde mor zambaklar açıyor çiçeklerini 
benimle birlikte duruyorlar büyük bir şükrün zikrine… 
Yusuf’un gömleğinden bir koku sarıyor her yeri…

karanlık tenhalarımda  
yüzünün ziyasından
bir nur doğuyor odamın köşelerine… 
uzun bir sükutun içinde, buluyorum kendimi…
belki de sen 
ezelden kalbime düşen 
ilahi bir kaderin tezahürüsün.
Huşusu göğe yükselen
bir duaya varıyorum her gece 
 
Sevdam,
seninle aynı secdeye varmaya geldim 
kıyama birlikte durmaya geldim,   
aynı dua da buluşmaya 
iki cihan şuuruyla  
“kaderim” demeye geldim sana. 
eşiğinde ömür çürüttüğüm
o ulvi kapıdan birlikte geçmeye geldim

çünkü seni sevince 
dünya küçülüyor, 
nefsim susuyor, 
ruhum secdeye varıyor. 
“hu” diye açıyorum gözlerimi. 
“sana bakmak, Allaha inanmaktır”  
dediği yerdeyim, ustanın… 

ateşten geçer, 
sudan geçer, 
büyük bir sınavdan geçer 
bahtiyar bir ömre varırım, sen sevince, 
ve ben her gün 
biraz daha eksiliyorum kendimden, 
biraz daha çoğalıyorum sende. 
şimdi yeryüzünün
en sessiz çığlığını taşıyorum içimde

Sevdam, belki de aşk,
iki benliğin birbirinde yok oluşudur… 
fenâdan bekâya yürüyen bir sır gibi
hiçlikten yükselen bir hakikat kadar, ulvi… 

Ah sevdam
sen bakınca 
gökyüzü genişliyor, 
semadan bir nur iniyor anlıma
zaman yavaşlıyor sanki, 
ve sen bakınca kalbim; 
ezelden yazılmış bir kaderi anımsıyor, 
alemi ervahta yüzüme gülümsediğin o ana gidiyorum 
bir tek senin ruhun için çırpınıyor kalbim,
sen bakınca… 

Ah sevdam
Bir huzuru soluyorum   
sen gülünce;
merhametin, 
kırıyor zulmün bütün putlarını 
İbrahim-i bir nizam kuruluyor,
adalet sancakları dalgalanıyor yeryüzünde 
mazlumlar gülümsüyor yüzüme 
 
dedim ya 
sen sevince; 
çöller ırmağa döner, 
Ağrı dağı filizlenir 
Murat nehri taşar gönlümde. 
Ahmedi Hani’nin duaları 
kapımı çalar 
sen sevince 
bir melek gülümser yüzüme. 
 
Şimdi içimde 
sınırları olmayan bir memleket gibisin… 

Her imgesinde yutkunduğum
kursağımda kalan bir şiir gibisin… 
söylesem eksik, sussam fazla…

Şahit ol; 
haysiyet 
namus 
şeref bildim aşkını 
sevdam sana emanet, 
sen Rahman’a 

 

 

 

"Murat Bekir Alpars / Leylim 2.bölüm"